| Benim için, her su damlası bir okyanustur | |
|
Doğuştan görme ve işitme engelli olduğunuzu düşünün. Bu yazıyı okuyabiliyorsanız görme engeliniz yok demektir. Ne kadar düşünseniz de hissedemezsiniz. Ben de hissedemem. Engel, şüphesiz ki Yaradan’ın insanlara verdiği bir imtihan vesilesi. Kimileri buna isyan eder kimisi engelle mücadele ederek şükreder. İşte “Black” de bir mücadelenin hikâyesi. Zengin bir ailenin, doğuştan görme ve işitme engelli kızının mücadelesi. İnsan bu dünyaya tek olarak gelir fakat tek yaşayamaz. Engelli olmasa da birilerine ihtiyacı vardır. En azından bir rehbere ihtiyacı vardır. Bu film aslında tefekkürün ta kendisidir. Tefekkür fikretmektir, düşünmektir. İnsan kendine verilen nimetleri düşünerek tefekkür eder. ![]() Kendi filmimizi geriye doğru saralım. Anne karnında en zayıf olduğumuz anda rızkımız hiç bekletilmeden gönderiliyor. İnsan dünyaya geldiği andan itibaren, dünyada yaşamaya elverişli cihazlarla donatılmış bir şekilde yaşamaya başlıyor. Nefes alıyor, besleniyor, görüyor, duyuyor, işitiyor, yürüyor… Hayata bir şekilde tutunuyor. Bu nimetlerden birinden mahrum bir şekilde dünyaya gelmemiz demek hayatla savaşın başlaması demektir. Michelle de hayatla savaşmaya doğduğu an başlıyor. Aile çaresizdir. Doktora gitmek fayda vermiyor. Ta ki öğretmen Debraj ile karşılaşana dek. Debraj, zor da olsa Michelle’e parmaklarıyla kelimeleri öğretmeye başlıyor ve bu Debraj’ın yıllarını alıyor. İşte film öğrenci ile öğretmenin can acıtıcı ama bir o kadar da vefa dolu hikâyesini anlatıyor. ![]() - Karanlıkta gözlerin bile faydası yoktur. - İmkânsız, ona hiç öğretmediğim bir sözcük. - İyilik yapmak için elimize çok az fırsat geçer. - Okumak ve öğrenmek istiyorum. Onurlu ve bağımsız yaşamak için ve hayatta kalmak için. - Benim için, her su damlası bir okyanustur. - Bir gün hepimiz bu karanlıktan geçmek zorunda kalacağız ve ışığa ulaşacağız. * * * Siyah / Black Bekir Arslan |




Tür : Dram
Yorumlar