| Gerilenler kısa süreliğine gevşeyebilir... 'Sinema Meclisi'ni sona erdirdim! |
|
Yalnızca şunu söylemekle yetineyim ki son derece sınırlı teknik ve mâlî koşullarda ortaya koymuş olduğum "Sinema Meclisi" bölümlerinin her biriyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Topu topu iki ay boyunca yazılı, görüntülü ve elektronik medyada yer alan 500'e yakın haberle kendisinden bol bol söz ettiren, her hafta sonu ülkemizin en saygın sanat ve bilim insanlarını ekranında ağırlayan, bu değerli konukların katılımıyla birbirinden önemli konu başlıklarını tartışmaya açan, bazı bölümlerinde -reyting açısından vahşi bir arenayı andıran bol rakipli bir gün ve saatte- en çok izlenenler listesinde ilk 110-120'de yer almayı başaran, ayrıca her hafta sonu programın içine yerleştirdiği reklâm kuşakları (hepsi tıklım tıkaş dolu olmak üzere) 3 ilâ 4'den aşağı düşmeyen Cine5 yönetimi de elde ettiğimiz bütün o pozitif sonuçlardan -sanırım- gurur duymaktadır. Bana, etkili bir ulusal kanalda "baldır-bacak teşhiri ya da konuklar arasındeki rezil kavga-dövüşlerden devşirilme tırışka reytingler"in değil "kaliteli içeriğe dayalı prestij"in peşine düşmüş böylesine "riskli" bir projeyi realize etme şansı tanıyan Cine5 Genel Müdürü Levent Gültekin; yanı sıra da programın yayını süresince yakın bir işbirliği içinde bulunduğum Genel Müdür Yardımcısı Sinan Sakarya, canlı yayın yönetmenim Ensar Altay, programın fikrî temellerini atarak genel konseptini oluşturan gazeteci-yazar dostum Murat Menteş, yapım koordinatörlerim Derya Yıldırım ve Tuğba Kalçık, yapım asistanım Pınar Demirtaş, kurumsal iletişim direktörüm Seda Ecem Dizman, giriş jeneriği, ara kapaklar, konukların isim bantları gibi yayında sürekli kullandığımız grafik-video malzemeleri hazırlayan görsel yönetmenim Pınar Karaerkek, daha ilk haftadan itibaren kusursuz biçimde işleyen zengin içerikli sitemizi hem tasarlayıp hem düzenli olarak güncelleyen internet editörüm Bekir Arslan, her hafta stüdyoda pırıl pırıl karelerimizi çekerek yayınlarımızı ölümsüzleştiren usta fotoğrafçım Onur Akpınar... Ayrıca, beni her bölümün öncesinde saatlerce dua ederek Cine5'e uğurlayan sevgili annem ve fedakâr eşim... 8 hafta boyunca gönderdiğim bütün bültenlere ne yapıp edip sayfalarında/sitelerinde yer veren Yeni Şafak TV sayfası editörü Gülden Tümer, sadibey.com sitesi editörü Sadi Çilingir, sinemasinemadır.com sitesi editörü Suat Köçer, yesilcam.gen.tr sitesi editörü Erhan Işık, ikinciperde.com sitesi editörleri Aslan ve Mehmet Akif Güler kardeşler... Son olarak da programımızı ilk günden itibaren dikkatle takip eden ve her bölümün ardından görüşlerini bizlerle paylaşan, sayıca orta hâlli, fakat entelektüel kalitesi son derece yüksek bir izleyici kitlesi... Ne mutlu ki bana, "reytingtepe" mahallesinde oturan "Bihter/Behlülkolikler"den oluşan kuru kalabalıklara değil, haftalar boyunca bu seçkin ve sadık kitleye seslenme bahtiyarlığına eriştim. Yukarıda adlarını sıraladığım yol arkadaşlarım ve medyadan programıma ara sıra tanıtım desteği veren diğer birkaç meslektaşımın dışında, başka da hiç kimseye bir topluiğne ucu kadar gönül borcum bulunmamaktadır. Yüce Allah, içten destekleri için hepsinden razı olsun. Programımın yayını süresince sergiledikleri dostça tutum tarafımdan unutulmamıştır, unutulmayacaktır. Velhasıl, bendeniz bu programı yapmaya başladığım için kıskançlık, kibir ve sinirden fena hâlde gerilen (her biri tarafımdan isim isim mâlûm) rezil bir güruh, kısa süreliğine de olsa yeniden "rahatlama pozisyonu"na geçebilir. Ancak, üstüne basa basa söylüyorum ki "kısa süreliğine"... Çünkü, yeni sezonda bu konseptin aynısını ya da bir benzerini yapmam için yalnızca geçen hafta içinde iki ayrı televizyon kanalından yepyeni teklifler aldım. Duydukları mutluluk çok da uzun süreli olmayacak; o yüzden vakitleri varken kendi irademle verdiğim molanın tadını çıkarsınlar! Onlar, ekranda boy gösterebilmek için yakaladıkları böylesi bir fırsatı, sülalelerine bile sövülse asla bırakmaz, bırakamazlardı. Ben ise kafama uymayan tek bir harekette her şeyden rahatlıkla vazgeçebilirim. Çünkü, bırakın televizyon ekranını falan, dünya umurumda değil ki! İçinde bulunduğum câmiânın hoyratlıkları karşısında gönül valizimi çoktan hazırlamış, "yeryüzündeki sürgünümün" bitmesini bekler bir ruh hâli içinde yaşamaktayım nicedir... Gerek medya sektöründe, gerekse hayatın diğer cephelerinde zaman zaman hiç istemeden de olsa burun buruna geldiğim insanî açıdan düşük profilli hasımlarımla aramızdaki en temel fark da budur ve bu fark kıyamete kadar asla kapanmayacaktır. * * * "Sinema Meclisi" programının bütün bölümlerini, yüksek kaliteli video kayıtlar üzerinden www.sinemameclisi.com sitesinde izleyebilirsiniz. 27.6.2010 Ali Murat Güven |
3 Kalem 1 Kelâm - Ey Gören Fakat Görünmeyen!3 Kalem 1 Kelam |
Kuyumculuğa YönelmekM.Akif Güler |
Kahraman, perde kuramı, örnekler ve reform (5)Ömer Bekdemir |
Kahraman, perde kuramı, örnekler ve reform (4)Ömer Bekdemir |
Nietzsche’nin Tarr’ı, Tarr’ın Nietzsche’siEnver Gülşen |
Yorumlar